26Mart2012, 14:40 - 
Alevi katliamcısı Kuyucu Murat'ın mezarı restore ediliyor...

Alevi katliamcısı Kuyucu Murat'ın mezarı restore ediliyor...

30 bin Aleviyi kuylara doldurarak katleden katil Kuyucu Murat'ın mezarını İstanbul Büyük şehir Belediyesi restore ediyor

30 bin Aleviyi kuylara doldurarak katleden katil Kuyucu Murat'ın mezarını İstanbul Büyük şehir Belediyesi restore ediyor. İstanbul Vezneciler'de bulunan mezarın resterasyonuna Aralık ayında başlanmış...
 

Kuyucu Murat Kimdir, Kuyucu ismi nereden gelir…(1)

Bosnalı Hırvat'tir. Devşirme olarak Enderun mektebine girmiş, oradan çıkmasından sonra çeşitli saray hizmetinde bulundu. Sonra saraydan çıkıp diğer devlet işleri ile vazife aldı. Sadrazam oldu.

Kuyucu Murat Paşa sadrazamalık döneminde Anadolu'da çıkan Celalı Ayaklanması'na karışan isyancıları idam ettirmesi ile tanınmaktadır. 1607 ilkbaharindan 1608 sonlarına kadar Kuyucu Murat Paşa Anadolu'da sefer yapıp Anadolu'yu Celalileri temizleme operasyonları yapmıştır. Bu arada Canbolatoğlu, Kalenderoğlu, Kara Said gibi büyük isim yapmış Celalı eşkiyasını tepelemiştir. Yaşı epeyce ileri olduğu için Anadolu'nun birçok yöresini kapsayan bu kampanyasında uzun zaman at üzerinde bulunması yaşına göre zor olduğu için kendini ata bağlattırdığı bildirilmektedir. "Kuyucu" lakabını öldürttüğü Celalı isyancılarının ve onların destekçilerinin cesetlerini derin kuyulara gömdürmesi nedeni ile almıştır. Yıllarca Anadolu'da öldürttüğü kişilerin kellelerinden yaptırdığı pirarmitler kurdurması bir korku hikayesi olarak anlatıldı. Bu eşkıya takibinde çok soğuk kanlı, çok gaddar ve amansız olduğu bilinmektedir. Yaşa başa bakmadan erkek kadın Celalı eşkiyasına destek verdiğini kabul edilen herkesi, özellikle Doğu Anadolu'da buluan Kızılbaşları, öldürtmeyi şiar edinmişti. Bu kampanya sırasında Anadolu'da öldürdüttüğü kişi sayısının 30.000 kişiyi geçtiği bildirilmektedir.

Kendisinin yaptırdığı Muratpaşa Camii'den kaynaklı olarak camiinin bulunduğu Antalya'nın Muratpaşa ilçesi onun adını taşımaktadır.

 bir öykünün özeti, Naima tarihinden: (2)

Kuyucu Murat Paşa, Celalî ordularından birini yenmiş. Ölen ölmüş, kalanlar da esir. (Tutuklu mu deseydim?) Paşa bir çadır kurmuş, esir Celalîleri yargılıyor. Yanında da kadı oturmuş. Gelen kısaca sorguya çekiliyor. “Celalî olma” suçunu işlemişse hakkındaki kararı paşa, başka bir suçu var ise kadı verecek. Kararı kimin vereceği kararı da elbette paşaya ait. 
Elinde saz, çelimsiz biri getirilir. Öyküsünü anlatır: “Kıtlık vardı. Köyde herkes bir yana savuştu. Ben de oğlumu aldım kır bayır gezdim. Yaprak yedik, kök yedik. Bir gün bu adamlar geldi bizi tuttu. Kılıç kullanır mısın dediler, hayır dedim. Ne işe yararsın peki dediler, saz çalarım dedim. Çal bakalım dediler. O gün bugündür ben saz çalarım onlar bize ekmek verir.” Paşa, “Celalîyi eğlendiren de Celalidir. Giderilsin!” emrini verir. Cellatlar adamın işini görürler. 

Ardından bir emred sabi getirilir, 12-13 yaşında bir çocuk. Paşa sorar, sabi adamın anlattığı öykünün aynısını anlatır. Az önce katledilen saz şairinin oğludur. Kendisinin de saz öğrendiğini söyler. Paşa “Giderin” emrini verir. Çünkü çocuk büyüyünce Celalîleri eğlendirecektir, bereket, çocuğu tutup bu tehlikeyi de gidermişlerdir. Fakat olağanüstü bir şey olur: Cellatlar, “Paşa, boynumuz kıldan ince ya biz sabi kanına girmeyiz” derler. Emri uygulamayı reddederler. Osmanlı tarihinin belki de en kanlı isminin yüzüne söylerler laflarını. Paşa hiddetten delirir. Emri uygulayacak kimse bulamamıştır. Kalkar, kendi samur boyunluğuyla o sabinin boğazını sıkar. Cinayeti işlerken bağırmaktadır: “Bunları küçük yaşta böyle yok etmezsek, büyüyüp babaları gibi isyancı kesilirler.” 

Tarihsel bir sabit: kutsal devlet 
Kuyucu Murat Paşa, kişisel sadizmiyle onbinleri kuyulara dolduran sıradan bir zalim değildir. Olayın özü psikolojik değil çünkü, politik. Kuyucu Murat Paşa bir devlet fonksiyonunun tarihin bir döneminde somutlaşmış kişisidir. Namazını kaçırmaz, cumasını aksatmaz, orucunu bırakmaz ama “devlet” denilen varlığın aklı ne gerektiriyorsa onu da ardına komaz: Şeriatı, yani hukuku kenara kaldırır, devletin lehine çalıştığı kesimlerin çıkarları dışında çıkar tanımaz. “Nizam-ı alem” adı verilen ve toplumu devlet aklının gerektirdiği sıra düzeninde tutacak her tedbiri gözünü kırpmadan uygular. Kuyucu Murat Paşa, olağan Osmanlı hukukunun rafa kaldırıldığı, olağanüstü hal hukukunun uygulandığı dönemin olağanıdır. 
Bugün çoluk çocuk dahil, Kürtler başta olmak üzere, devletin hoşuna gitmeyen politikalar yapan herkesin cezaevlerine doldurulması, Kuyucu Murat Paşa fonksiyonunun modern zamanlardaki gereği. Yani olağanüstü hal hukukunun. O günden bugüne kurumların görünümlerinin değişmesi yanıltıcı olmamalı. 

 

İhtimali bile cezalandırırdı

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Murat Paşa için şu ifadeleri kullanmıştır: “Doksanındaki devletlu vezir bir müfettiş paşaydı. Osmanlı İmpataorluğu’ndan sonra cumhuriyet devrinde dahi izlenen fevkalade yetkili, vali ve komutanların ünvanıydı. Kuyucu Murat Paşa bazen düşmesin diye atının eyerine kendini bağlatırdı, ama aklı yerindeydi ve sertti. Görevini mistik bir şiddet ile yerine getirirdi. Sadece suçluyu değil, suç ihtimalini, hatta kabiliyeti olanı bile cezalandırırdı. Muhaliflerin başlarını vurdurup, kellereni kuyulara doldurduğu için bu ünvanla anılmıştır.”

 

Kaynaklar:

1-     http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuyucu_Murat_Pa%C5%9Fa

2-    http://www.haberlink.com/haber.php?query=71246 (Ali Topuz (Radikal)

 

 



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Hubyar.Net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Özel Haberler HABERLERİ


ANA MENÜ
  :: Ana Sayfa
  :: İletişim
  :: Forum
  :: Eski Site Arsiv1
  :: Eski Site Arsiv2
 
DERNEĞİMİZ
  :: Tüzük
  :: Yönetim Kurulu
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Muharrem matem orucumuz başlıyor Alevilerin haklı talepleri ve mahkeme kararları yok sayılamaz Başbakan Alevi hazımsızlığından vazgeçmelidir Seçilecek Belediye Başkan ve yöneticilerinden taleplerimiz
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
FOTO GALERİ
 
VİDEO GALERİ
 

Hubyar.Net ten izinsiz kopyalanamaz.

Adres : Okmeydanı, Fatih Sultan cad.No.109 BEYOĞLU / İSTANBUL/ TÜRKİYE
Tel :0212 254 02 02
Faks : 0212 255 56 06